Perşembe, Nisan 23, 2009

terapi. 1


iki yıl boyunca durmadan dinlenmeden terapi yaptım. (haftada iki defa hemde) şimdi görüyorum ki santim ilerlememişim. öff aynı kişilik bozukluğu sıkıntıları.

dedi kadın.

masanın öbür tarafından baktı ona iki adet sakin ve anlamsız göz.

devam edin. nelerden sıkılıyorsunuz.

dedi bu iki gözün sahibi.

ben her önüme gelene çamur atıyorum, kulp takıyorum ama iki ve ikinin toplamının dört olduğunu bildiğim kadar kendi eksikliklerimi görmezden geliyorum.

dedi bozuk kadın.

bakın demek ki bir işe yaramış bu gidiş gelişleriniz.

dedi soğuk gözlü tamirci.

ben, daha geçen gün birini çok kırdım. ve şimdi de çok üzgünüm

dedi bozuk.

peki neden yaptınız bunu

dedi tamirci

sanırım. hiç bana ait olmayan bir şeyi elde edememenin verdiği bir kıskançlıktı benim ki. sanırım ben yine bana ait olmayanı yok etmek istedim.

hımm

dedi tamirci

bugünlük seansımız bu kadar olsun. bir sonra kine kaldığımız yerden devam ederiz

dedi yine tamirci

peki

dedi bozuk.

ama ben nasıl yaşayacağım diye sordu içinden bozuk



manyağın biri geldi yine. saçma sapan bi dolu şey anlattı. okulda okurken çok kolay olacak bu iş derdim ama sıkıldım be. çekilir iş değil valla kardeşim. şöyle bir akdeniz yapsaydık da sulara batırıp batırıp çıkarsaydık kendimizi. öf yani. dayıycan bunlara en ağırından iki depresan yok o da yetmediyse bi elektroşok. akılları başlarına gelecek zevzeklerin. bıy bıy da by bıy.. hayattan bıkmış da, çok da üzgünmüşte.. katlanılabilir olsaydınız, çevrenizdekiler katlanırdı size be..
yazdı o günkü notlarına tamirci.

Hiç yorum yok: